Ne Yaptık? Ne Yapalım?
Evet, sormalıyız aslında: Ne yaptık şimdiye kadar? Hepimiz zaten iyi eğitim almış, Atatürkçü gençlerdik, değil mi? Zaten duyarlıydık; önem veriyorduk dünya barışına, entellektüelliğe, laikliğe, yaşam kalitesine… Zaten yeterdi, kafamızın içinde önem veriyor ve sorulduğunda böyle cevap veriyor olmak. Bilinçlendirmek için çevremizi, yeterliydi yalnızca e-posta mesajları iletmek..
Bana sorarsanız “Yeterli mi?” diye, cevabım, maalesef: Hayır. Aslında şunu itiraf etmek gerekir ki sağlam anayasal ve kültürel temeller üzerine yeterli seviyede bir sosyal refah ortamı geliştirebilmiş ülkelerde yalnızca bireysel farkındalık yeterlidir; bu değerleri ve düzeyi korumaya, hatta geliştirmeye.
Ancak malesef çeşitli nedenlerle devlet altyapısı üzerine sosyokültürel ve sosyoekonomik atılımlarını koyamamış, en azından devamlılığını sağlayamamış ülkelerde bireysel farkındalık, ülkesine çekirdekten faydalı olmak yerine, kendini bir an önce bireysel farkındalığın takdir gördüğü ve sonuç verdiği Batılı bir ülkeye atma gayreti içinde bırakıyor genç nüfusumuzu. Dolaylı olarak bu durum da bir fayda yaratıyor, diyenlerimiz çıkacaktır; doğrudur, ancak varmak istediğim nokta bu değil.
Öyle düşünüyorum ki toplumsal olaylar üzerinde farkındalık düzeyi yüksek bireylerin, paylaşımlarını daha geniş kitleler ve daha geniş bir konu yelpazesine taşımaları, en azından kendilerinin içlerinde başarabilme heyecanını hissetmelerini ve hatta belki de kitlesel, çağdaş ve yenilikçi hareketler için gerekli tetikleme enerjisini yaratmalarını sağlayacaktır.
Gelin; donanımlarımızı, tecrübelerimizi, beğenilerimizi, duyarlılıklarımızı toplumsal olay ve gelişmelere süzgeç yapıp en uygun platformlarda paylaşalım, e-posta mesajı iletmekten bir adım öteye geçelim. Belki de çok daha öteye geçeriz, ne dersiniz?
Yayınlanmasını istediğiniz yazılarınız için alanımızın “iletişim” bölümünden bizlerle temasa geçebilirsiniz.
İlginize şimdiden çok teşekkürler,
Saygılarımla










Cevabınızı yazın!
Yorum yazabilmek icin giriş yapmış olmalisiniz.