Efsanevi rock grubu Pink Floyd’u 1964 yılında Roger Waters (bas gitar), Nick Mason (Davul) ve Richard Wright (klavye) ile birlikte kuran Richard Wright bugün (17 Eylül) 2008) hayatını kaybetti. 1980’de gruptan ayrılıp, 1987’de gruba tekrar katılan Wright’ın “Wet Dream” (1978) ve “Broken China” (1996) adında iki de solo çalışması bulunmaktadır.
Klavyesi ile grubun tarz belirleyicisi olan Wright’ın ölüm haberini okuduğumda mırıldanmaya başladım: “Hey you! Out there in the cold, getting lonely, getting old, can you feel me?” (Hey sen, dışarıda, soğukta yaşlanan.. Beni hissedebiliyor musun?)
Milyonları fethettiler, 1995’te ise beni…
Progresive-psychedelic tarzda yapılmış bir albümdü, “Ummagumma” (1969). Babamın kasetlerini sakladığı ayakkabı kutularını karıştırırken bulmuştum o kaseti. Bantı döndükçe kopacak gibi sesler çıkıyordu. Rahmetli Yavuz Gökmen sayesinde de cd’lerine sahip oldum. Hürriyet Gazetesi’ne kendisini ziyarete gittiğimde, beni Cinnah Caddesi’nde kitap, kaset, cd satan bir dükkana götürmüş, istediğimi almamı söylemişti. Gözüme ilk çarpan cd’lerin bulunduğu alan olmuştu. Hemen gidip ”Ummagumma” albümünü aldım, sahip olduğum ilk cd’ydi. Sonrasında tüm arşivi tamamladım ve bugün beni hüzünlendiren hatıralarımda bir Pink Floyd albümü fonda çalmakta. 1997’de “Wish you were here” (keske burada olsaydin) bir İzmir özleminde çaldı benim için. Şimdi ise ““Remember when you were young, you shone like the sun…” (Seni gençken hatırlıyorum, güneş gibi parlıyordun.) çalıyor. Wright’ı anarken anılar bir daha canlanıyor.
burcu taykurt tarafından yazılan diğer yazılar
-
Bodrum Tadında Bir Jazz Cafe -
Fazıl Hüsnü Dağlarca -
Ne Yaptık? Ne Yapalım?
