Ekim 2008 tarihi için yazılar
Yazı »
“Müziği hissediyorum!” diye bağırmaya başladı.
Daha sonra çığlık atmayı bırakarak kulakları olduğuna şükretti.
Aynaya baktı, kulaklarını sevdi.
Duyduğu için dua etti bir kez daha.
Dua ederken aynaya bakıyordu. O sırada gözlerinin kulaklarına kıskançlıkla baktığını farketti.
Haklıydı gözler.
Sevdiği, hatta taptığı filmleri izlemesine yardımcı olan onlar değil miydi?
Gerçekten anladı haksızlık ettiğini.
Özür diledi.
Gözler gülmeye başladı.
Çok mutluydular.
İyi ki vardılar.
Biraz daha uzağa gitti ve tekrar aynaya baktı gülümseyerek.
Mucizevi bir şey oldu.
Büyüdü.
Spor, Türkiye »
Hafta sonu yine maça gittim, yine burnumdan geldi.
Annemin her Beşiktaş Ankara’ya gelişinde istediği ve bir türlü çeşitli sebeplerden gidemediğimiz maça, pazar günü, sonunda gittik. Geçen seneki Sivasspor-Oftaş maçından ders almayan bendeniz yine türlü sorunlarla boğuştum.
İlk önce maçtan iki buçuk saat önce stadyuma gitmeme rağmen bilet bulamadım. “E takımın durumu fena değil, hoca yeni, bulamam tabi.” diye düşünüp Gençlerbirliği’nin de deplasman takımına az yer ayırmasından dolayı alternatif yollar arayışına girdim. Sonuçta aynı arayışta olan 100-150 kadar Beşiktaş taraftarı ile Ankara’daki her maçta olduğu gibi Gençlerbirliği maraton tribününden biletimizi aldık. Bu arada …
Gündem, Türkiye »
1977′de doğdum ve bebek denecek yaşlarımdan beri “işkence” kelimesi hep hayatımda oldu. Ama hep gizli saklı. Bir tabuydu işkenceden bahsetmek, hele ki varlığını iddia etmek… Bir kamu görevlisinin ağzından duymak bir yana, konu komşu arasında yüksek sesle söylenmesi bile imkansız bir kelime.
Son günlerde Başbakan’dan tutun da İçişleri Bakanı’na kadar herkesin dilinde bir “işkence” lafıdır gidiyor.. Üstelik de özür cümleleriyle bir arada kullanılıyor. Bu şaşılacak tavırların altında yatanı, elbet, bekleyip göreceğiz de…
Esas mesele şu: Elinde silahı bile olmayan bir insana, sırf polis olduk diye silah doğrultup bir de o silahı ateşleme hakkını nereden …
sosyal »
“Ya ne diyeceğim sana, benim içimde kocaman bir enerji var. Böyle ne yapsam enerjim bitmek bilmiyor. Yani yapmam gereken bir şeyler var da sanki ben baska işlerle uğraşıyorum. Asıl görevim bu değil gibi.” dediği an farketmişti; düşünmediğini kendi kendine. Guez de duyuyordu bu cümleleri.
Guez kim mi?…
Kendisi MÖ 320′de Milet şehrinde doğmuş İyonyalı bir düşünür. Ama hep düşünürmüş. Uyuması gereken zamanlarda bile düşünen, büyük bir düşünürmüş.
Neyse yıl olmuş 2008, bizim Guez düşünmeyi bırakmış. “Artık poi çevireceğim, hem de ateşli poi!” diyerek, 13 Ekim 2008 sabahında düşünmeyi bırakarak ilk cümlesini kurmuş.
İnternetteki bir …
sosyal »
Milliyet Gazetesi’nin haberini aynen ve yorumsuz aktarıyor, “Buna dur diyelim!” diyor ve değerli dikkatlerinize sunuyorum:
Bir dizinin özeti: Cinayet, tecavüz ve işkence (Kurtlar Vadisi)
Anadolu Ajansı’nın haberidir:
Bir dizi filmin 55 bölümü üzerinde yapılan araştırmada 411 cinayet, 152 yaralama, 137 saldırı, 147 dayak, 155 tokat, 191 taciz, 145 silahlı çatışma sahnesi olduğu belirlendi.
Mersin’in Tarsus ilçesi Rehberlik Araştırma Merkezi (RAM) Müdürü Murat Tarsuslu, çok fazla izlendiği belirtilen bir dizinin incelenen 55 bölümünde, 411 cinayet, 152 yaralama, 137 saldırı, 147 dayak, 155 tokat, 175 kavga, 110 işkence, 3 tecavüz, 191 taciz, 145 silahlı çatışmanın meydana …
türkçe »
“… İçim sızlıyor. Büyük yerlere çıkmış insanların dillerini kullanmamalarını işittikçe, gördükçe içim sızlıyor. Ben diyorum ki bunlar içeri girmiş düşman orduları, tanklarıdır. Temizlenmelidir.”
(NTV, Ve İnsan Programı’ndaki söyleşisi)
“… Ben kendimi Türkçe’nin bir türlü bekçisi sayarım. Her sözcüğü kullanmak isterim ki ilerideki çocuklar, gençler Türkçemizin o sözlerini unutmasınlar. İsterim ki Türkçe yok olsa -bunu bir yerde de söylemiştim- benim kitaplarımda Türkçe’nin tümünü bulsunlar. Eksiksiz tümünü.”
(NTVMSNBC ile yaptığı söyleşi)
Bu sözlerin sahibi, Türkiye’nin en büyük şairlerinden Fazıl Hüsnü Dağlarca, dün (15.10.2008) vefat etti.
Türkiye, tantana »
Geçenlerde, RSS okuyucumda takip ettiğim blogların yeni girdilerini okurken, Modern Sabahlar’dan Ege Kayacan’ın blogundan bir yazı oldukça hoşuma gitti. Konu, kelimelerin Türkçe karşılıkları ve bunların kullanımları ile ilgili olunca da Tantana’daki temel duyarlılıklardan biri olarak burada yazmak faydalı olur, diye düşündüm.
Yazı temelde TDK’nın “klip” sözcüğü yerine önerdiği “görümsetme” kelimesinin zorlamalığından yola çıkmış. Bundan da benim kelimelerin Türkçe karşılıklarını bulmaya ve dile kazandırmaya karşı olduğum çıkarılmasın ama bu tür şeylerin bu kadar zorlama yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Dil bir kelimeyi benimsedikten sonra yerine yenisini kabul ettirmek oldukça zor. Ya çok başarılı karşılıklar …
siyaset »
Sevgili arkadaşlar; 6 Ekim Pazartesi günü ilahiyat doçenti Bahriye Üçok’un bombalı bir paket ile hayata veda edişinin 18. yildönümü idi. Basında belki birkaç küçük haber dışında herhangi bir yansıma gözleyemedim. Umuyorum ki gözden kaçıran ben olmuşumdur ve umuyorum ki bu hayat ve bu ölüm hakkındaki çok önemli detaylar kitlelerce çok iyi anlaşılmıştır.
Bahriye Üçok’u, burada, özgeçmişininden kısa alıntılar yaparak çok geleneksel bir şekilde anacağım, ancak özgeçmişin içinde bazı noktaları koyu renk ile yazacak ve bu gerçeklerin aslında daha da koyu olduğunu anımsatmaya çalışacağım.
Doç. Dr. Bahriye Üçok (d. 1919, Trabzon – ö. 6 Ekim 1990, …
Gündem, Türkiye, siyaset »
Alışılmış (klasik) bir giriş olacak ancak ben yine de tantana.biz sitesinin yaratıcılarına ve emeği geçen herkese, bizlere böyle bir ortam sundukları için, teşekkür etmek ve bu girişimci ruhu sonuna kadar desteklediğimi belirtmek istiyorum.
Bu, benim tantana.biz’deki ilk yazım olacak. İnanıyorum ki bu sitede ilerleyen zamanlarda da yazacağım, ancak böyle bir konuda yazmayı ya da başlamayı inanın ben de istemezdim. Okumaya devam ettikçe beni tanıyanların suratındaki manidar tebessümü şimdiden görüyor gibiyim, ama yazmadan edemedim, ne yapayım?
Sayfalarca yazı yazabilirim, ancak uzun metinler okumayı pek o kadar sevmem. Bu yoldan hareketle Fransızların dediği gibi …
Teknoloji »
Google, 10. doğum günü kutlamaları içerisinde, ellerinde bulunan en eski web arşivi olduğunu açıkladığı 2001 yılındaki endeksine erişimi açtı. Eski logosu, “I’m feeling lucky” düğmesinden yoksun arayüz 1,326,920,000 web sayfasını arşivlediğini belirtiyor.
Servisin asıl keyifli yanı o zamanlarda bir iki arama yaptıkça ortaya çıkıyor. Google’ın blogundaki “2001 : A Search Odyssey” yazısındki bir kaç örnek :
IPod : Image Proof of Deposit Document Processing System (IPOD)
YouTube : Your search – youtube – did not match any documents.
Wikipedia : Tek tük hakkında bilgiler bulunan bir girişim

