Tayyib’den İnciler..
Siyasi nezaketten uzak, üslup seviyesi son derece düşük ve maalesef argo merakı üst düzeyde bulunan bir Başbakan’ımız var. Tahammülsüz bir yapı ve kabadayıvari tavırlar… İşte Tayyib’in en unutulmaz incilerinden birkaçı:
“Çiftçi milletin efendisidir.” sözü Başbakan tarafından “Çiftçi artistlik yapma lan, ananı da al git!” olarak değiştirilmiştir. Hükümetler tarafından yıllardır sürdürülen yanlış tarım politikaları yetmezmiş gibi artık maalesef işin içine çiftçinin anası da dahil edilmektedir.
Teröristlerce şehit edilen askerlerin ardı arkası kesilmezken üstüne üstlük her iki oğlu da “çürük” olup askere gitmemiş olan Tayyib, “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir.” diyerek askerliğe bambaşka bir anlam derinliği kazandırmıştır. Bu noktada merak ediyorum, peki “gemicik” nasıl bir yerdir? Yan gelip yatma yeri var mıdır? Yoksa devamlı bir yatış hali mi söz konusudur?
Başbakan’ın Belediye Başkanı olduğu dönemlerdeki unutulmaz incilerinden bir tanesi de şuydu; aynen aktarıyorum: “Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor, diye!.. Yahu, bu millet istedikten sonra laiklik tabii elden gidecek.. Hem laik hem Müslüman olunmaaaz; ya Müslüman olacaksın ya laik!” İşte bu sözleri laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakan’ı söyledi. Bu ne perhiz bu ne lahana tursusu öyle değil mi?
Tayyib, “hamdolsun” kelimesinin patentini almıştır, artık öyle her istediğiniz zaman kullanamazsınız. 2008 ekonomik krizinde, basın toplantısında sorulan bir soru üzerine Tayyib: “Finans ve bankacılık sistemimizde 2000’li yıllardan alınan dersler nedeniyle gerek Avrupa, gerek ABD’deki neticelerin bizde görülmeyeceğini söyledik. Nitekim şu anda da bu durumdayız. ‘Hamdolsun’ anlatıldığı, korkulduğu gibi bir şey söz konusu değil.” diye konuştu. Bu açıklamadan çok kısa bir süre sonra Türkiye’de borsa, özellikle otomotiv, tekstil ve ihracat gibi sektörlerin sıkıntıları had safhalara çıktı ve “Bu kriz inanıyorum ki bizi ‘teğet’ geçecektir ve biz bunu en az zayiatla atlatacağız.” diye konuştu. Tayyib’in hocası Erbakan bile böyle bir açıklamaya “Hoopbalaa!!” derdi! Başbakan “biz” derken kendi yakın çevresini kastediyor olmalıydı.
İnciler bitmez, kısa kısa hatırlatmak gerekirse: “Yılbaşına karşıyım.”, “Ümüğümüzü sıktırmayız.”, “Ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok.” gibi daha neler neler…
TBMM’nin bütçe çalışmalarında, özelleştirmeleri eleştirenlere: “Hasan değil, basan alır.” diye cevap veren bir Başbakan’ın ülkesinde yaşıyoruz. Aslında bu iş imam - cemaat işi.. Türk Halkı’nın yüksek oylarla iki kere üst üste seçtiği bir Tayyib ve her geçen gün ahlak ve saygıdan yoksunlaşan bir Türk Halkı. Ne demişler: Böyle başa böyle tarak!! Bu sözün argo versiyonu da var ama onu bu yazıda kullanmak bana değil T.C. Başbakanı’na daha çok yakıştığı için ben bu kadarını yazabiliyorum.










Cevabınızı yazın!
Yorum yazabilmek icin giriş yapmış olmalisiniz.