Ana Sayfa » Gündem, Türkiye, siyaset

Krizin Dayanılmaz Hafifliği

12 Mart 2009 ermeka 1 yorum var

2008’in son çeyreğinde başlayan ve hala henüz dibi gözükmeyen son yüzyılın en büyük küresel ekonomik krizlerinden biriyle karşı karşıyayız.

Benim aklım iktisata, cebire ve muhasebeye pek ermez. Ama en azından okuduğum istatistiki bilgileri yorumlayabilecek kapasitedeyim. Buna göre başta Türkiye İstatistik Kurumu, Türkiye İş Kurumu ve Türkiye İhracatçılar Meclisi gibi kuruluşların açıkladıkları istatistikler kelimenin tam anlamıyla bir felaket!

Geçen senenin rakamlarına göre şu kadar kişi işsiz kaldı, şu kadar işyeri kepenk indirdi, ihracat şu kadar düştü, diyerek detaylara girmek istemiyorum. Bu krizden sadece Türkiye’nin değil; bütün dünyanın etkilendiğini biliyoruz. Ancak asıl düşündürücü olan yaşananı bu iç karartıcı gerçeklerin üzerine pembe tozlar serpercesine, krizin teğet geçtiğinin ve psikolojik olduğunun söylenmesidir. Bu tam bir basiretsizlik ve kadercilik örneğidir!

Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta krizin yaratacağı korkutucu sosyal etkilerdir. İşsiz kalan insanlar parasızlıktan evlerine ekmek götüremeyince, yeni doğan çocuğuna süt alamayınca, hastalandığında ilaç bulamayınca veya aç kalınca ne yapacak? Neler yapmaz ki? Gasp, hırsızlık, fuhuş, adam öldürme ciddi bir şekilde artacak ve sosyal düzen tamamen bozulacak. Kanımca toplumsal buhran çoktan başladı, aylar geçtikçe çapı daha da genişliyor ve Türkiye her geçen gün ahlaktan yoksunlaşıyor.

Bundan kısa bir süre önce Başbakanlık çatısı altında Filistinli çocuklar için “İnsani Yardım Kampanyası” düzenlendi. Emine Erdoğan göz yaşlarını tutamadı, ağladı… “Gazzeli çocuklar dünyanın tüm çocukları gibi, bizim çocuklarımız gibi süt istiyorlardı. Ekmek istiyorlardı. Oyun ve oyuncak istiyorlardı. O masum yavrular okula gitmek, parka gitmek, öğrenmek ve oynamak istiyorlardı” dedi.  O mevkiye gelmiş bir kişi olarak yapılabilecek onca anlamlı kampanya varken sıkma başlı First Lady’ye soruyorum: Türkiye’nin aç ve eğitime muhtaç çocukları bitti de sıra Filistinli çocuklara mı geldi??  

Şu dönemde insanlarımızın ekmek ve süt alabilmeleri için ihtiyacı olan tek şey çalışabilecekleri bir iş. Belediyelerin ve valiliklerin dağıttıkları buzdolabı ve kömürlerin parasıyla hükümet oy avcılığına çıkacağına istihdam yaratsın istihdam!!

Ey Türkiye! Durmak yok, uyumaya devam!

Not: Çok şükür nihayet Deniz Feneri dosyası memlekete geldi. Çok emin olmamakla birlikte, bildiğim kadarıyla konuyla ilgili hala herhangi bir Cumhuriyet Başsavcısı devreye girmedi. Zaten acelesi de yok; yerel seçimlerden sonra aheste aheste başlarlar…



ermeka tarafından yazılan diğer yazılar

1 yorum var »

  • plastikdiagnostikhead demiş ki:

    Yazdım, yazdım, sildim.. Bir başlasam durmayacağım ama nereden başlayacağımı da bilemiyorum..

    Feslerinin üzerine doladıkları ipek paçavraları içinde salınan mahalle dilberlerinin haddini bilmezliklerinden mi; yoksa onları bugünlere getiren kocalarının arsızlıklarından, hırsızlıklarından mı; sözüm ona krizi bahane eden sözüm ona işverenin aslında karından zarar etme korkusuyla kapının önüne koyduğu asgari ücretli garibanlardan mı; babaları çalışırken bir sinemaya bile gidemeyen çocukların işsiz kalınca birer sokak kadını, hap bağımlısı, hırsız olma yolunda kendi filmlerini yazmaya başlamasından mı??…………………..

    Noktaların sonu yok.. En güzeli, hemen sonuç cümlesini yazayım:
    Tiksiniyorum!!

Cevabınızı yazın!

Yorum yazabilmek icin giriş yapmış olmalisiniz.