Ana Sayfa » Gündem, Kim Kime Dum Duma

Yine Aynı Terane

23 Eylül 2009 ermeka 3 yorum var

Her sene olduğu gibi bu yaz da hektarlarca ormanımız yandı, kül oldu. “Fasulyeden” sayılan Çevre ve Orman Bakanlığı, her sene olduğu gibi yine armut topladı ve yine hazırlıksız yakalandı.

Çarşaf Açılımı kendini çok yalnız hissettiği için Ermeni ve Kürt Açılımları ona destek olmaya geldiler. Şimdi de son moda: Demokratik açılım… Açmadığımız bir tek bacak aramız kaldı, hamdolsun…

Vedat Yenerer, Mustafa Balbay, Tuncay Özkan ve diğerleri “içeride” saklambaç oynarken Başbakan’ın “İyi bilirdik ve hala iyi biliriz.” dediği Zahid Akman, dışarıda fink atmaya devam ediyor.

Deniz Feneri’nde hala ciddi bir gelişme yok.

Kısacası her şey aynı terane…

Bunlar dışında, Eski Başkentgaz Genel Müdürü Veysel Karani Demir hakkında, yedi üniversitelinin ölümüyle sonuçlanan doğalgaz faciasıyla ilgili basın toplantısında, “Kimisinin belden üstü yarı çıplak.” diyerek ölen kişilere hakaret ettiği gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dört yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı ve yüreklere biraz su serpildi…

Geçtiğimiz yaz “Yiğidi öldür ama hakkını ver.” dedirtecek cinsten, çok önemli bir gelişme yaşandı. Bu anlamda Tayyib Erdoğan bana göre bir yiğit, bir fatih, hatta bir Davos Fatihi’dir! Daha önceden yazmıştım, Bilal gitsin askere demiştim… Gözüm aydın oldu! Başbakan, oğlu Necmeddin Bilal Erdoğan’ı askere gönderdi. 21 gün süren dövizli askerliğini yapan Bilal, sonunda vatani görevini tamamladı. Darısı abisinin başına inşallah…

İşte koca bir yaz mevsimi böyle geçti; şimdi aylardan Eylül ve sonbahar kendini hissettirmeye başladı. Havalar biraz soğudu, yağmurlar başladı… Yağmur dedim de aklıma geldi; lütfen Topbaş’ın uyarılarını dikkate alın ve deodorant spreylerini dikkatli kullanın, sakın ozon tabakasına zarar vermeyin! Çünkü bu, küresel ısınmayı tetikliyor ve sel faciaları meydana getiriyor! İyisi mi siz ter kokmamak için avuç avuç gülsuyu kullanın, böylece ne sel olur ne de koku! Ne de olsa devir GÜL devri!



ermeka tarafından yazılan diğer yazılar

3 yorum var »

  • cNone demiş ki:

    Ben neden askerliğimi yapamadım diye bazı geceler uyuyamıyorum o zaman sayın Tazyik Bey? Sana hesap sorardım ama anneme bi’şey söylersin de sonra seni er ya da geç ziyaret etmek zorunda kalırım diye korkuyorum…
    -Tazyik amca ben de kürt olmak istiyorum ayrıca… Ama o zaman askerliğimizi PKK kamplarında mı yapmak durumunda olacağız? Bu konuya bir açıklık getirilirse sevinirim.

  • cNone demiş ki:

    Ormanları unuttum ki asıl o konuda yorum yapmak istemiştim. Fakat Tazyik bey ne zaman görünse tüm bedensel bütünlüğüm kayboluyor..

    Orman, benim -eğer varsa- önceki yaşantımdaki vatanım.. Hala anatomik olarak o hayattan kalma izlerimle yaşıyorum ki bu izleri de severek taşıyorum. Orman, ben sensiz yaşayamam, sensiz olamam dediğim doğanın en güzel kısmı.. Orman, ülkemde har vurup harman yakılan, üç zilyonluk villalara beş para etmez hanımlar otursun diye gebeş adamlara peşkeş çekilen vatanımın zenginliği.. Orman, içinden alınan kurumuş bir parçayla bir milleti adam edebilecek, aynı zamanda içinden çıkma yontulmamış bir parça ile başbakan yapılabilecek güzel çözüm kaynağı. Orman, ateş yakmayın diye yalvarsanız bile ‘mangal yapmadan da gidilmez burdan’ dediğimiz huzur parçası.

    YAKMAYIN ULAN YAKMAYIN!!

    İllahi birşey yakılacaksa elimde hazır sobalık (ya da sopalık) Başbakan ve otuziki kısım tekmili birden hükumet var. Verelim onları yakın. Güzelim meşelere, kestanelere, gürgen palamutlara yazık değil mi?

  • karamela demiş ki:

    artık deodorantlarda kloroflorokarbon gazı kullanılmıyor, o gaz tarih oldu, sayın başkanın haberi yok sanırım… ama konuyu güle bağlama tarzınızı çok beğendim sayın ermeka…

Cevabınızı yazın!

Yorum yazabilmek icin giriş yapmış olmalisiniz.