Ana Sayfa » Dünya, Featured, Headline, Tornistan, Türkiye, siyaset

Hangi Dünya Düzeni

3 Ocak 2010 taylanesen Hiç yorum yapılmamış

Banu Avar “Hangi Dünya Düzeni?” isimli kitabında, televizyon programının metinlerini derlemiş. Kitap, iç ve dış siyasetle ilgili çok ilginç tespitlerde bulunuyor. Fiyatı sadece 10 lira. Alıp okumanızı tavsiye ederim.

Banu Avar’ın kitabının bir bölümünde bahsettiklerini paylaşmak istiyorum. Yazının bundan sonraki kısımları tamamı ile kitaptan bire bir alıntıdır:

“Korkmayan ve sonuna kadar direnenlerin en parlak temsilci gazeteci, televizyon yapımcısı ve sunucusu Edward Murrow’du. CBS’in “İyi Geceler, İyi Şanslar” adlı programının efsane gazetecisi yıllar sonra George Clooney’nin aynı adlı filminde şöyle diyordu: “Zulümle soruşturma arasında ince bir çizgi vardır. Wisconsinli senatör bu çizgiyi geçti, korku yaydı.”

“Cumhuriyetçi Parti’nin Wisconsin senatörü Joseph McCarthy, 9 Şubat 1950′de elinde Komünist Parti’ye üye olduklarını iddia ettiği 200 kişinin isimlerinin bulunduğu listeyle basının karşısına çıktı. “İşte devlet dairelerine sızan konünistlerin listesi.” diyordu.

“Elinde askerlerin, sanatçıların, bilim adamlarının, Hollywood yıldızlarının isimlerini içeren bir liste vardı. Liste bir süre sonra 50 kişiye indirildi. 4 yıl süren soruşturma sonucu hiç kimsenin suçu ispat edilemedi.

“McCarthy’nin hışmına uğrayanlar arasında Einstein, Orson Welles, Bertolt Brecht, Charlie Chaplin, Arthur Miller, Paul Robson gibi Amerikan toplumunun yetiştirdiği önemli değerler vardı. Ünlü aydın ve bilim adamları kadar askerler de kurban konumundaydılar…

“Amerikan aydınları bu McCarthy döneminin izlerini hala taşımaktadırlar. Bu davada herkes suçlu ilan edilmiş ve suçlu olmadığını ispata zorlanmıştır. Ve bugün Amerikan sultası izlerini taşıyan tüm ülkelerde uygulandığı üzere, diktatörlere karşı çıkanlar şiddetle cezalandırılacak, yandaş olanlar ödüle boğulacaklardır.

“McCarthy Amerikasında sisteme karşı olanlar, ’suçlu’ydular. Mahkemelerde ve ardından cezaevlerinde sürünmekten kurtulmanın tek yolu vardı: Muhbir olmak. Hoşa gitmeyen herkes, komünist olmakla suçlanıyordu. Davadan suçsuz kurtulmanın tek yoluysa 10 isim vermek, yani 10 “komunisti” ihbar etmekti.

“…bazıları, Hollywood’un ünlü isimlerini listeleyerek kendilerini üne ve paraya kavuşturmuşlardır.

“…XXX’iın ihbarı sonucu birçok suçsuz insan Avrupa’ya kaçmış, işlerini kaybetmiş ve bazıları intihar etmiştir.

“Amerikan başkanı Eisenhower, McCarthy dönemini sessizce izlemişti. Topluma yeterince korku salınıp yeterince aydın ortadan kaldırılınca McCarthy dönemi noktalandı. McCarthy görevini tamamlamıştı. Hakkında soruşturma başlatıldı ve yargılandı. Eisenhower 1954′te Komünizmi İzleme Kanunu’nu çıkarttı. McCarthy’nin yaptığını artık yasalar yapacaktı. Zaten her Amerikalıyı korku sarmıştı…

“Murrow ve bir grup gazeteci McCarthy döneminin acımasız baskılarına karşı mücadele etmişlerdi. McCarthy hakkında soruşturma onlar sayesinde başlamıştı. Tam zafere ulaştıkları anda işlerini kaybettiler. Yukarıdan gelen baskılar sonucu sponsorları desteği çekti, CBS patronu daha hafif programlar yapmalarını önerdi. İnsanlar eğlenmek istiyordu.

“George Clooney yönetmenliğinde, 2005 yılında medyayı ve onu kontrol edenleri protesto için siyaz beyaz çekilen film şu sözlerle başlıyor: ‘Biz işi gücü tıkırında olanlarız! Rahatımızı kaçıracak her bilgiden kaçarız!’

“Ve film şu sözlerle bitiyor: ‘Televizyonun gerçek amacı insanları meşgul etmek, kandırmak, eğlendirmek ve izole etmektir. Bunun farkına varmazsak perde arkasında kimler olduğunu, kimin bu oyunu oynadığını görmek için çok geç olacak.’



taylanesen tarafından yazılan diğer yazılar

Cevabınızı yazın!

Yorum yazabilmek icin giriş yapmış olmalisiniz.