Ana Sayfa » Arşiv

Edebiyat, Headline, Yazı »

Ayna Ayna…

Baktım gözleri kırmızı, yeşil, şiş… Toprak koktu yanaklardan; belli ki yeni yağmış(!). Saçlarının dibinde kum taneleri; belli ki esmiş(!). Şimdi durulmuş, ama öncesi dalgalanmış(!). Durulmuş gözlerle aynaya bakmış, hiçbir yere gitmek istemiş(!). Bir kere de hiçbir yere gidelim, kimse gitmiyor oraya, diye düşündü. Camdaki satılık ilanı ona gereksiz bir keder yüklerken, dışarıdan bir otomobil ezdi geçti asfaltı, umarsız.
Ayna ayna, söylesene ne zaman büyüdüm ben bu kadar? Daha dündü, bugün döndü dünya? Baktı kavrulurken gözleri tuzlu, yuvalanmış yılları saydı çizgi çizgi. Çok mu şaşırmıştı da acaba alnını da çizmişlerdi? Neşeyle parantez içine …

Edebiyat, Featured, Yazı »

[27 Ara 2009 | 2 yorum var | burcu taykurt]
Bir Sevgili Sevgisiz

Harfler boş boş bakınmaktan sıkılmış kelime olmuş, cümleler kurulmuş haberim yok. Beyne bir komut: “Yaz!” diye, hemen “Tamam.” dedim. Meğer bütün organlar tehdit altındaymış. Yazmazsam ne kalbe bir çare var, ne beynime bir çare. Ben de biçare yazdım oracıkta.
Nasıl da özlemişim Boğaz’ı. Önce selamlıyorum eğilerek, saygıda kusur olmasın, sonra müsaadesiyle oturuyorum karşısına, alıyorum kahvemi. Geçiş izni bekleyen gemiler gibi, aldığım her yudum kahve boğazımda diziliyor. Başlıyorum ağlamaya. Bir gök akıtıyor yaşlarını, bir ben… İnatlaşıyoruz. Ankara’nın tozunu alıyor pabuçlarımdan, yağmuruyla temizliyor. Karalar bağlamış yüreğime bir güneş diliyorum; ama göstermiyor. Benden dertli …

Gündem »

Çok eleştirildi ve daha çok eleştirilecek. Merakla beklediğim belgeseli sonunda izleme şansım oldu. Atatürk gibi bir kahraman ile ilgili belgesel film yapmak, hele ki bu kahramanın özel hayatını izletmek, ciddi cesaret isteyen bir iş. Bu cesareti gösterenler bu kadar eleştiriyi de mutlaka tahmin etmişlerdi.
Gelelim belgeselin ayrıntılarına. Aslında çok farklı yorumlara mahal verebilecek bir çalışma. Yıllardır kocaman heykellerine ve resimlerine baktığımız; kitaplarımızın ön sayfalarında çatık kaşları, derin bakışlarıyla gördüğümüz o ulaşılmaz zat yerine, belgeseldeki Mustafa, bizden birisiydi. Yalnızlık çektiği günlerinde yanında olabilseydim, ellerine sarılabilseydim, dedirten bir çalışma. Evet, bir dahiydi, bir …

Gezi, Homini Gırtlak, Müzik, Yemek, sosyal »

Biz zaten sarhoştuk da(!)… Bol alkollü ama çok ayık, az uykulu, çok aşklı gecelerdi onlar. Yine düştük Bodrum yollarına, düştük aşklara; elimden tutup kaldırma.
Bodrum’a Torba kavşağına dönmeden girildi, terminalinde inildi hemen bir nefes Eylül çekildi. Kocaman bulutlar arasından sıyrılıp el sallayan güneş, vedalaşırken kırmızıydı yine rengi aşkın. Kısık ateşte kavruluyordu ruhum Gümüşlük batımında.
Fazla ‘jazz’ yapmadan konuyu Bodrum’da açılan Jazz Cafe’ye getirmek istiyorum. 1982’de Bodrum’da ve sonrasında 1997’de İstanbul’da açılan Jazz Cafe, Beyoğlu’ndan sonra yine yaz sezonuna Gümüşlük’te başladı. Tanışma fırsatı da bulduğum Sevgili Cengiz Şanlı ve Mete Gürman’a …

Müzik »

Efsanevi rock grubu Pink Floyd’u 1964 yılında Roger Waters (bas gitar), Nick Mason (Davul) ve Richard Wright (klavye) ile birlikte kuran Richard Wright bugün (17 Eylül) 2008) hayatını kaybetti. 1980’de gruptan ayrılıp, 1987’de gruba tekrar katılan Wright’ın “Wet Dream” (1978) ve “Broken China” (1996) adında iki de solo çalışması bulunmaktadır.
Klavyesi ile grubun tarz belirleyicisi olan Wright’ın ölüm haberini okuduğumda mırıldanmaya başladım: “Hey you! Out there in the cold, getting lonely, getting old, can you feel me?” (Hey sen, dışarıda, soğukta yaşlanan.. Beni hissedebiliyor musun?)
Milyonları fethettiler, 1995’te ise beni…
Progresive-psychedelic tarzda yapılmış bir albümdü, “Ummagumma” …

siyaset »

Hastanelerde bekleyen, otobüste tıklım tıklım giderken biraz oksijen isteğiyle çırpınan ya da çadırlarda metrelerce kuyrukta iftar saatini bekleyen insanların suratlarına bakın ve resimleştirin beyninizde. Bezgin ve yarınından umudu kalmamış bir toplum.
Yine bir Ramazan ve yine iftar çadırları; uzun kuyrukları ve bekleyen onca insanıyla… Kimisi hakikaten orada verilecek iki tas yemeğe muhtaçken kimisi iftar vakti evine yetişemeyeceğinden, kimisi de sırf bedava diye orada bekliyor. Derken spiker uzatiyor mikrofonu sıradaki insana. Aslında sıra ona çoktan gelmiş de farkında olmayan güzel vatandaşımıza(!). Ve vatandaş cevaplıyor: “Belediye başkanımız olsun, yetkililer olsun, Allah hepsinden razı …